|
Türkiye’de sayısal anlamda bir konut sıkıntısı bulunamaktadır. Konut sorunu esasen bir satın alınabilirlik ve kalite sorunudur. Mortgage sistemi yukarıda açıklanan şekilde faizlerin düşmesi, vadelerin uzaması ve ürün çeşitliliğinin artması gibi avantajlar sunmkaktadır. Bu da toplumun daha geniş kesimleri tarafından kurumsal konut kredisi olanaklarından faydalanılabileceği anlamına gelmektedir. Artan talep ve satın alma gücü konut yapımcıları için önemlidir. Satılan konutlar ipotek altına alınıp ikincil piyasalara arz edildiğinde, sermaye piyasası yatırımcıları bu araçları temsil ettiği nakit akışının özelliklerine büyük önem vermekteedir. Bu özellikler arasında konutun bulunduğu coğrafik konum (deprem, zemin, vs.), yasal ruhsatların varlığı (inşaat, iskan, vs.), yapı denetim raporu, sertifikalı uzman tarafından hazırlanmış değerleme raporu sayılabilir. Bunun da konut sorununun ikinci etmeni olan kalite sorununa orta vadede olumlu katkı yapacağı beklenmelidir. Mortgage kanunu bir yerde, konut sorununa çözümleri kanunda tanımlamamış, ancak konut sorununa çözüm olacak düşünceleerin piyasa oyuncuları tarafından dikte edilmesinin önünü açmıştır.
|